Bir Developer günlüğü

Otomobil Sürebilen Köpeklerin Otonom Sistemlerle Bağlantısı

Trafikte seyir hâlindeyken camdan başını sarkıtmış bir köpeğe rastlama olasılığınız günümüzde oldukça fazla. Peki insanların sadık dostlarını otomobil kullanırken hiç hayal etmiş miydiniz? Böyle bir hayalin peşine düşen araştırmacılar, 2012 yılında 3 köpeği otomobil sürme konusunda 8 haftalık bir eğitime tabi tutmuşlardı.

Eğitim sonunda vites değiştirmekten frenlemeye kadar birçok eylemi başarıyla yaptığı gözlemlenen köpeklere bir sonraki aşamada komutlar verilmiş ve köpeklerin sürüş sırasında verilen komutları uygulayıp uygulamadığına bakılmıştı. Bu ilginç çalışmanın görüntülerini aşağıdaki videodan izleyebilirsiniz.

İşte 2012 yılında yapılan çalışmada araba sürme eğitimini tamamlayan köpekler:

Videodan da görebileceğiniz gibi Monty, Ginny ve Porter adındaki 3 köpek, oldukça başarılı şekilde araç sürebiliyorlardı. Bu çalışmanın sonraki aşamasında bir eğitmen; köpeklere vites değiştirmeleri ya da sağa dönmeleri gibi komutlar verdi ve tepkileri izledi. Eğitmenin belirttiğine göre köpekler yalnızca verilen komutları uyguladılar. Teknik olarak sürücüler köpeklerdi ancak komutu veren kişi bir insandı. İşte çalışmanın bu kısmı, günümüzdeki otonom sürüş sistemleriyle benzerlik gösteriyor.

Otonom sürüş sistemlerinde Seviye 4 ve Seviye 5 olarak nitelendirilen araçlar, tamamen yapay zekâ kontrolüyle ilerleyebilen ve herhangi bir gerçek sürücü müdahalesi gerektirmeyen araçlar olarak karşımıza çıkar. Sürücünün işin içine dâhil olduğu otonom sürüş sistemleriyse Seviye 3 ve Seviye 2 olarak nitelendirilir. Bu sistemlerde yapay zekâ ve sürücü, sürüş görevini paylaşır ve araçlar, Gelişmiş Sürücü Destek Sistemleri (ADAS) adı verilen eklentiler içerir.

Bahsi geçen tüm seviyeler için otomobil sürebilen köpeklerden esinlenebileceğimiz bazı noktalar bulunuyor. Bunlardan ilki, yapay zekâ sistemlerine komutlar vererek araç kullanmak olabilir. Bildiğiniz üzere 2012 yılındaki çalışmada köpekler, kendilerine verilen komutları uygulayarak otomobil kullanabiliyorlardı. Bizler de Google Asistan ve Siri benzeri sürüş asistanları sayesinde komutlarla otomobillerimizi kullanabiliriz. Tabii bu noktada komutların zorluk seviyesi önemli bir parametre olarak karşımıza çıkacak çünkü verilecek komutlar, “Fren yap” gibi basit komutlar yerine “Beni Webtekno’nun ofisine götür” şeklinde olmalı.

Kısıtlamalar konusunda da köpeklerin yer aldığı çalışmadan yararlanılabilir:

Otonom sürüş yeteneğine sahip otomobillerin günümüzde yalnızca bazı bölgelerde kullanılabildiğini, aynı zamanda hava koşullarının da otonom sürüş için uygun olması gerektiğini hatırlatalım. Bu kısıtlamalar, köpeklerin yer aldığı çalışmadaki kısıtlamalarla benzerlik gösteriyor. Köpeklerin sürüşleri trafiğe kapalı yollarda yapması ya da havanın yağışlı olmaması gibi durumlar, otonom sistemlerin yapay zekâlarının eğitilmesi gereken durumlarını gün yüzüne çıkarıyor.

Bir araştırmaya göre köpekler, 2 yaşındaki bir çocuğun sahip olduğu düşünme yeteneğiyle aynı sevide düşünebiliyor. Otomobil süren köpeklerin de bu güçlerini kullandıkları aşikâr fakat günümüzdeki yapay zekâ sistemleri düşünmekten hâlâ uzaktalar. Bu yüzden bu noktada da otonom sürüş sistemlerinin gelişmesi gerekiyor.

Sonuç olarak günümüzdeki otonom sürüş sistemlerinin yetenekleri bizleri şaşırtsa da bu sistemlerin hâlâ geliştirilmesi gerektiği fikrini benimseyebiliriz. Köpeklerin yer aldığı çalışma da bunun en büyük kanıtı olarak karşımıza çıkıyor.